TÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETE
DİĞER
YAZARLAR
× ANASAYFATÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETEKADINBİLİM VE TEKNOLOJİSAĞLIKKÜLTÜR SANATEKOLOJİMAGAZİNEĞİTİMDÜNYASPOREKONOMİYAZARLAR
MANSET

İşgaliyle ve Kurtuluşuyla bir Milletin Kaderini Değiştiren Şehir: İzmir

Tarihte doğunun yıldızı olarak nitelenen İzmir şehri dışında, işgal edilmesiyle savaş başlatan ve işgalden kurtulması ile bir savaş bitiren başka bir  şehir yoktur. Kurtuluş Savaşı yok edilmek istenen bir milletin topyekün kadın ,erkek, çocuk varoluş destanıdır. Yard. Doç.Dr.Türkan Başyiğit İzmir'in Kurtuluşu'nu Ege Saati için kaleme aldı.


09.09.2021 - 11:58

 

l.Dünya Savaşı bitip cepheden köylerine dönen Anadolu insanı artık yıkılan bir İmparatorluktan elinde kalan Anadolu coğrafyasında barış içinde yaşamak istiyordu. Mondros Ateşkes Antlaşması ise barıştan çok  Osmanlı’nın son topraklarının da paylaşımı projesiydi. İzmir’in işgali Anadolu insanının bu gerçeği görmesini sağladı. Mustafa Kemal işgalin ertesi günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile Samsun’a yola çıkarken,15 Mayıs’ta  Hasan Tahsin’in attığı ilk kurşunun sesi Anadolu’nun en ücra köşelerine ulaşmıştı. İstanbul’dan Erzurum’a kadar ülkenin birçok ilinde işgali protesto mitingleri düzenlendi.

 

 

15 Gün Sonra İzmir’de Buluşuruz…

 

  3 yılı aşkın süren savaşın ardından Büyük Taarruz bir Milletin varoluş mücadelesinin son halkasıdır.26 Ağustos sabahı Mustafa Kemal batı Cephesi Komutanı İsmet Bey’e her bakımdan baskın şeklinde yapılacak bir saldırı emrini verir. Büyük Taarruz Atatürk’ün askeri dehasının ve diplomasiyi medyayı kendi lehine kullanmasının zirve yaptığı bir süreçtir. Savaşın bu kadar kısa bir süre içinde kazanılacağına hiçbir ülke ihtimal vermiyordu. 26 Ağustos’ta başlayan Taarruzun ardından Avrupalı ülkeler TBMM Hükümeti’ni barış görüşmeleri için Avrupa’da bir  ilde toplanmaya davet ettiler. Atatürk ise 15 gün sonra İzmir’de buluşuruz yanıtını verdi. Batı bu yanıtı ciddiye almadı. Çünkü Türk Ordusu’nun  bu kadar kısa sürede İzmir’e  ulaşmasını imkansız görüyorlardı. Unuttukları en önemli şey ise Atatürk’ün hayatı boyunca tutamayacağı sözler vermeyen bir lider olduğuydu. Bu sözünü de tutacaktır. Avrupalı ülkeler İzmir’in Yunanlılar’da kalamayacağını Türkler’e de verilemeyeceği fikrinden hareketle İzmir’de bir muhtariyet yönetimine sıcak bakıyorlardı. İzmir’den ve ticaretin kalbi İzmir Limanı’ndan vazgeçmeye hiç niyetleri yoktu. Times Gazetesi’nde bu düşünce şu cümlelerle ifade ediliyordu. “İzmir ve çevresinin Türkiye'ye geri dönmesi imkan dışındadır. Yunanistan'a katılması da mümkün değildir. O halde en iyi çözüm mahalli bir muhtariyet oluşturulmasıdır.”

İlk Hedefiniz Akdenizdir İleri…