TÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETE
DİĞER
YAZARLAR
× ANASAYFATÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETEKADINBİLİM VE TEKNOLOJİSAĞLIKKÜLTÜR SANATEKOLOJİMAGAZİNEĞİTİMDÜNYASPOREKONOMİYAZARLAR
MANSET

Asırlık keçe sanatı usta ellerde yaşatılıyor

Seferihisar Belediyesi Kadın Emeği Evi Geleneksel Keçe Yapım Atölyesi Yürütücüsü Ayfer Güleç, 30 yıldır icra ettiği keçecilik mesleğini Ege Saati'ne anlattı. Güleç, keçecilik mesleğinin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için çaba sarf ettiğini belirtti.


12.09.2021 - 19:24

Ege Saati – Ezgi Gül, Melisa Çolakoğlu

Seferihisar Belediyesi Kadın Emeği Evi Geleneksel Keçe Yapım Atölyesi Yürütücüsü Ayfer Güleç, 30 yıldır keçecilik mesleğini sürdürüyor. Aynı zamanda Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde Somut Olmayan Kültürel Miras üzerine yüksek lisans eğitimine devam eden Güleç, Seferihisar’ın Doğanbey köyündeki kadınlarla birlikte ürettikleri keçelerin hem sergisini, hem de satışını gerçekleştiriyor.

“Keçenin unutulmaması için çaba sarf ediyorum”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminde kendilerine tahsis ettikleri, eskiden Jandarma Karakolu olan taş binada 13 yıldır keçe ürettiklerini belirten Güleç, “Keçe dünyadaki ilk tekstil ürünü ve göçer kültürün de en önemli el sanatı. İzmir’de de Homeros’un İlyada Destanı’nda adı geçecek kadar eski bir kültür. Ben de somut olmayan kültürel mirasımızı modernize ederek, insanların beğenisine sunuyorum. Unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için çaba sarf ediyorum. Keçenin ticaret ve meslek olarak var olmasına çaba sarf edenlerdenim.” dedi.

“Çanta, şapka, kıyafet üretiyoruz. Şallarımız çok meşhur”

Keçenin yaklaşık 200’e yakın ürünlerde kullanıldığının altını çizen Göçer, “Taç, toka, yüzük anahtarlık, küpe gibi küçük aksesuarlardan başlayıp, yer yaygısına, halılara kadar devam ediyor. Biz genelde çanta, şapka, kıyafet, palto, ceket, yelek gibi üretimler yapıyoruz. Bir de şallarımız çok meşhur. Keçeye bakarsanız aslında bir tekstil termostur. Vücut ısısını terletmeden korur. Biz de çoban kepeneği diye adlandırırız. Alt kültür ürünü olarak, ihtiyaçtan kullanılan ürün olarak kabul edebiliriz. Ama dünyada lif sanatı ve tekstil art diye geçer. Ben de o kaba sert kumaşı ipek inceliğinde yaparak yeniden hayatımıza katmaya çaba sarf ediyorum” diye ekledi.

“Yurt dışına satış yapıyoruz”

İnternet sitesi ve sosyal medya üzerinden satış yaptıklarını ve ağırlıklı olarak yurt dışına satış yaptıklarını kaydeden Güleç, “İnternet ortamında eski müşterilerime, eski dostlarıma satış yapıyorum. Ama genelde yurt dışına satış yapıyoruz. Amerika, Almanya, İngiltere ve en son Afrika’ya satış yaptık. Orada yaşayan Türkler tercih ediyorlar” şeklinde konuştu. 

“Bugün bir markaysam İzmir Fuarı sayesinde”

Yılda 20’nin üzerinde fuar ve festivale davet aldıklarının altını çizen Güleç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin fuar ve festivallerinde de boy gösterdiklerini sözlerine ekledi. İzmir Fuarı’nda Kültür Zirvesi’ne de katılan Güleç, zirvede İzmir’deki somut olmayan kültür mirasıyla ilgili çalışmalara destek verdiklerini belirtti. Katıldığı etkinlikleri “Kendi kültürümüzü farklı ülkelerde veya kendi ülkemizdeki farklı topluluklarda tanıtma şansı yakalıyorum” sözleriyle değerlendiren Güleç, İzmir Fuarı’nın kendisine kattıklarını şu cümlelerle dile getirdi:

“Bugün eğer benim bir vizyonum varsa, yaptığım işi dünyadaki ederleriyle kıyaslayabilecek pozisyondaysam, bir markaysam İzmir Fuarı sayesindedir. Çocukluğumda fuardaki o uluslararası pavyonların arasında kaybolurdum. Broşür toplardım ve o topladığım broşürleri bir sene boyunca incelerdim. Dünyanın büyük olduğunu bu fuarda öğrenmiştim.”

DİĞER HABERLER

Ege Saati mobil uygulamasını indirin, dünyayı Ege'den okuyun...